pazar1a

 PAZAR OLA!

 Ne kadar şikayet edersek edelim vazgeçemediğimiz alışveriş noktalarından birisi de semt pazarları. Her türlü hava şartlarında açılan semt pazarları ürün çeşitliliği ve fiyat seçenekleriyle her zaman ilgi odağıdır. Pazarcı kazanamamaktan şikâyetçidir, halk da aldatıldığını düşünür ama değişen bir şey olmaz. Küçükbakkalköy Cengiz Topel Caddesi’ne kurulan semt pazarını gezdik. Pazarcılarla, alışverişe gelen halkla ve cadde üzerinde dükkânı olan esnaf ile görüştük. Pazarcı ve halk hayatından memnunken cadde üzerinde iş yeri bulunan esnaf ise durumdan oldukça şikâyetçi.

Her hafta bir sokakta kurulan semt pazarlarının yaşamımızdaki yeri yadsınamaz. Gelenekselleşen ve kar, yağmur, çamur, sıcak demeden gidilen pazarlar yıllardır yaşamımızın bir parçası haline geldi. Evlere yakınlığı, ürün çeşitliliği, halkın ilgisi gibi olumlu özelliklerinin yanında sokak aralarında kurulan pazarların beraberinde getirdiği bazı sorunlar da var. Acil durumlarda ambulans veya itfaiyenin mahallelere girememesi örneğin… Pazar kurulan cadde ve sokaklardaki esnaf da müşterilerinin kendilerine ulaşamamalarından şikâyetçi. Tentelerin tezgâhların arasında iş yerlerinin görülmediğini belirtiyorlar. Gürültü ve pazarın toplanması sonrasında oluşan kirlilik de cabası.

Pazardan alışveriş yapan halk ise taze meyve sebzeye kolaylıkla ulaşabildiği, ürün çeşitliliğinin fazlalığı ve her bütçeye uygun fiyata ürün bulabildiği için memnun. Pazar esnafı da gelirinin az olmasından yakınsa da pazarların açık alanda olmasından, halka yakın yerlerde tezgâh kurmaktan memnun.

Fevizpaşa Caddesi’nde yapılan yayalaştırma çalışmaları bölgedeki trafik yoğunluğunun Cengiz Topel Caddesi’ne akmasına neden oldu. Fevizpaşa Caddesi’ne çıkan sokakların araç trafiğine kapanması, 6 ay öncesine kadar fazla hareketli olmayan Cengiz Topel Caddesi’ndeki araç trafiğini arttırdı. Bu caddede Pazar günleri kurulan semt pazarının da trafik sorununu hissedilir şekilde artmasına neden olduğu özellikle cadde üzerindeki esnaf tarafından ifade ediliyor.

Pazarcılar anlatıyor

İki yıldır Küçükbakkalköy pazarında tezgâh açan Mesut Angi halk için pazarın vazgeçilemez olduğunu belirterek, “Pazarın burada bulunmasından memnunum. Markete gittiğimizde sadece bir seçeneğimiz var, ister alırsın ister almazsın. Ama pazarda çeşit çok fazla. Ucuzundan pahalısına kadar her bütçeye hitap ediyor” diyor.

“Karda, kışta, yağmurda, sıcakta zor olmuyor mu, daha iyi şartlarda bu iş yapılamaz mı?” şeklindeki sorumuza ise gülerek “Bülbülü altın kafese koysan vatanım der misali pazarın yapısından dolayı kapalı bir mekâna geçmek buranın atmosferini bozar” cevabını veriyor.

Pazarcı için soğuk, yağmur, sıcak fark etmez

20 yıllık pazarcı olan Elçin Karadağ ise 5 yıldır Küçükbakkalköy pazarında tezgâh açıyor. Karadağ, 20 yıldır değişen çok bir şey olmadığını, aynı şartlarda çalıştıklarını belirterek, “Fiyat yükselmiyor, aynı yerinde sayıyor. Örneğin 20 yıl önce 1.5 liraya sattığımız havucu yine 1.5, 2 liraya satıyoruz. Gelirimiz azalırken giderlerimiz çoğaldı. Vergi, tezgâh kirası, araba yakıtı fiyatı artarken kazancımız aynı kaldı” diyor.

 Karadağ’a göre tarım alanındaki gelişmelerle ürün kalitesi ve çeşit de artıyor. Önceden her sebze ve meyve sadece mevsiminde bulunurken uzun zamandır istediğiniz her şeyi her an bulabiliyorsunuz.

Pazarcıdan tüyo: “Aynı esnaftan alışveriş yapın”

Karadağ özellikle pazardan alışveriş yapanlar için önemli bir bilgiyi de paylaşıyor: “Günlük tezgâh açanlar var, bunlar tezgâhı bir haftalığına kiralayıp bir daha gelmiyorlar. Öne malın iyisini koyuyor kalitesiz malı da arasına karıştırıp satıyorlar. Müşterilere tavsiyem her hafta aynı yerden alışveriş yapsınlar.”

12 yıldır pazarcılık yapan Süleyman Özbağ da pazarcılığın her sene daha da kötüye gittiğini belirtiyor. Özbağ, hava soğuduğu zaman şartların zorlaştığını, fiyatların yükseldiğini, kışın iş yapamadıklarını anlatarak şöyle devam ediyor: “Kış mevsiminde ürünün seradan çıkışı pahalı oluyor, yazın tarladan direkt geldiği için daha ucuz maliyetle alabiliyoruz. Halden aldığımız ürünleri yakın fiyatlarla satmak bizim elimizde değil. Benzine indirim yapılsın, nakliye ücretimiz azalsın bunlar birbiriyle bağlantılı. Örneğin baklayı halden 3.5 liraya alıyoruz, masraflarla birlikte gelişi 4.5 lira oluyor, 5 liraya da satıyoruz.”

Marketlerin çoğalmasıyla birlikte pazar esnafının mağdur olduğunu da ekleyen Özbağ bu konuda belediyelere de görev düştüğünü bildirerek sitemini şöyle dile getiriyor: “Marketlerin önünde kurulan kocaman tezgâhlar haksız rekabete yol açıyor. Adeta marketin önüne pazar açıyorlar. Pazarın olduğu günler de fiyatlarda indirime gidip halk günü yapıyorlar. Marketlere karşı değiliz ama sistemleri yanlış. Belediyenin buna bir çözüm bulması lazım.”

Özbağ pazarların sokak aralarında kurulmasının kendileri için daha iyi olduğunu ve kapalı pazar yeri istemediklerini söyleyerek belediyenin uygulamaya koyduğu terazi noktalarının da iyi bir hizmet olduğunu düşünüyor.

Halk anlatıyor

40 yıldır Küçükbakkalköy’de oturan Emine Topkara 25 yıldır pazara geldiğini, pazarın şimdiki yerine taşınmasından sonra daha güzel ve düzenli olduğunu söylüyor. Topkara’ya göre dar gelirliler için pazardan alışveriş yapmak bir avantaj: “Her bütçeye uygun, her kalitede ürün bulabilmek mümkün.”

Esnafın davranışlarını sorduğumuzda geçmişe göre daha kibar, anlayışlı olduklarını söylese de eleştirilerini de peşi sıra söylüyor, “Bazen tezgâhta çok güzel görüp de aldığımız ürün, eve gidip baktığımızda çürük, kalitesiz çıkabiliyor. Bazen de bir kilo diyerek aldığımız ürünün, pazarda bulunan terazilerde tarttığımız zaman eksik olduğunu fark ediyoruz.”

Eşimi pazara yalnız göndermem

Pazara sürekli eşiyle birlikte geldiğini, eşini pazara yalnız göndermeye cesaret edemediğini de belirterek kahkahalarla, “Eşim yalnız gelse pazarcılar ne kadar çürük, kalitesiz ürün varsa verirler. O yüzden hem birlikte zaman geçiriyoruz, hem de alışveriş yapıyoruz.”

Topkara kapalı modern, rahat bir ortamda alışveriş yapmak istediklerini, pazarın sabit bir yerde her gün kurulmasını istediklerini de ekliyor.

Pazar taşınsın, taşınmasın kavgası

Pazar içinde görüşmelerimiz devam ederken alışveriş yapan bir vatandaşımız “Daha geniş, daha rahat, düzenli bir ortamda alışveriş yapmak istiyoruz. Sokak aralarında kurulan pazarlarda yağmurda, çamurda vatandaş mağdur oluyor. Pazarın kapalı, modern, düzenli bir ortamda olmasını tabi ki isteriz ama o duruma gelmesine daha çok var. En azından daha geniş bir caddede kurulursa biz de vatandaşlar olarak daha rahat ederiz” derken başka bir vatandaş da, “Biz pazarımızdan memnunuz, her şey elimizin altında, evimize yakın. Başka yere taşınmasını istemiyoruz” diyor.

Esnaf anlatıyor

Pazarcılarla, alışverişe gelen halkla görüştükten sonra pazar kurulan cadde ve sokaklarda iş yeri olan esnafla da görüştük. Cengiz Topel Caddesi’nde 1.5 senedir kuaförlük yapan Bediş Aslan pazarın işlerini çok aksattığını ifade ederek, “Pazar esnafıyla çok iyi anlaşıyoruz ama sorunumuz iş yerimizin önünün kapanması. Dükkânlarımızın önündeki tenteleri kaldırmaları bile bizim için yeterli fakat o da mümkün olmuyor. Pazar günleri dükkânın önü kapalı olduğu için yeni müşteri edinemiyoruz. Hatta kendi müşterim bile göremediği için aynı sokakta üç tur atıp öyle bulabildiğini söylüyor. Pazarın buradan kaldırılmasını tercih ediyorum” diye konuşuyor.

Aynı yerde bir yıldır iç giyim mağazası olan Olcay Kılıç da çok dertli. Pazarın burada olmasının işlerini olumsuz etkilediğini, iç giyim mağazasının önünde kurulan tezgâhta da çamaşır satıldığını söyleyen Kılıç, “Hem dükkânın önü kapalı olduğu ve görülmediği için, hem de fiyattan dolayı müşteri pazardaki tezgâhı tercih ediyor. Benim ödediğim aylık kira 1 milyar, pazarcının kirası ise ucuz, bu da ürünün fiyatına yansıyor. Vatandaş ve pazarcı memnun olabilir. Dükkânımı açmadan önce çok memnundum ama esnaf olunca öyle olmuyor. Arabalar duramadığı, dükkânımızın önü de kapandığı için müşteri gelmiyor” diyor.

Gelin pazardan çıkamadı

Kılıç, konuşmasında hayati bir konuya da parmak basıyor: “Cadde içinde bir yangın çıksa, acil bir hasta olsa ambulans, itfaiye giremez.”

Kılıç 2-3 ay önce yaşadıkları bir olayı da gülerek anlatıyor: “Apartmandan gelin çıkacaktı, pazar nedeniyle çıkamadı. Arabalar giremedi, tezgâhları çekip öyle geçebildiler.”

2.5 yıldır Cengiz Topel Caddesi’nde kırtasiye dükkânı işleten Seda Göl de caddeye pazar kurulmasından şikâyetçi olanlar arasında. Göl, pazarın kurulması nedeniyle araç trafiğinin yoğun olduğu bir caddenin trafiğe kapandığını, bu nedenle de dükkânların açılamadığını söylüyor.

 Pazar esnafının çirkin davranışlarda bulunarak dükkân yanlarına tuvaletlerini yaptıklarını ve kendilerinin temizlemek zorunda kaldıklarını söyleyen Göl, pazarın kurulduğu günler iş yapamamaktan şikâyetçi: “Kurdukları tenteler nedeniyle insanlar dükkânı göremiyor. Özellikle kış dönemi brandalarla tamamen kapatıyorlar. Önceden dükkânımızı pazar günleri açıyorduk ama artık pazardan dolayı açmıyoruz. Konuyla ilgili belediyeye şikâyetlerimizi defalarca dile getirdik ama bir sonuç alamadık. Burayı açtığımızdan beri pazarın taşınacağı konuşuluyor, hala bekliyoruz. Böyle işlek, trafik yoğunluğunun olduğu bir caddede pazar kurulması mantıklı değil. Pazar tamamen kalksın demiyorum ama yoğunluğa, değişen şartlara göre uygun bir yere taşınabilir.”

Bugüne kadar dikkate alınmayan başka bir konuyu da gündeme getiren Göl, acil durumların da düşünülmesi gerektiğinin altını çizerek, “Pazar kurulduğu gün acil durumlarda ambulansın sokağa girememesi gibi bir sorun da yaşanabilir. Aynı sorun itfaiye araçları için de geçerli. Çevredeki vatandaşlar da otoparklarından çıkamıyor. Bu sokakta pazar kurulması sıkıntı yaratıyor. Umarım bir an önce çözüm bulunur” diyor.