ATAŞEHİR'DE GÜNDEM SAYI 82 SAYFA  (1) - Kopya
Tekrar merhabalar dostlar. Bir sayı aradan sonra sizlerle yeniden buluşuyorum. Sizlerle olmadığımı zaman zarfında dünyada ve Türkiye'mizde çok önemli iyi ve kötü şeyler yaşandı. 2015 Nobel Kimya ödülüne değer görülen Türk bilim insanı Prof. Dr. Aziz Sancar hepimizin göğsünü kabarttı. Aziz Sancar'a, bu ülkenin bir vatandaşı olarak teşekkür ediyorum. Türkiye bir seçim gerçekleştirdi, hem de ne seçim. Dört ay arayla yapılan seçimde, 7 Haziran Genel Seçimlerinde tek başına iktidar olmayı kaçıran, gitti gidecek denilen AK Parti 1 Kasım seçimleri sonrası tam tersi bir sonuçla neredeyse tek başına Anayasayı değiştirecek güçle iktidar oluyor. Bu arada terör zirve yapıyor; hava sahanlığımızı ihlal eden Rus uçağını düşürüyoruz ve Rusya ile savaşın eşiğine geliyoruz. Baş döndürücü, olağanüstü diyebileceğimiz şekilde bu durumlar yaşanırken, dünyada ve ülkemizde benim dikkatimi çeken en önemli değişim HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ta oldu. Partinin başına geçtiğinde, partisini Cumhurbaşkanlığı ve 7 Haziran Genel Seçimlerine götürürken alanlarda kullandığı dil, ideolojik ve etnik kimlik siyasetinden çok emeği kucaklayan, özgürlüğü, hukuk devletini savunan, çoğulun egemenliği yerine azınlıkların birlikteliğine vurgu yapan, elitis bir yapının değil, halkların birlikteliği diyerek çizdiği siyasi anlayışla yıllardır bu ülkenin özlemle beklediği siyasi lider modeliydi. Tam da bu noktada; Türkiye'nin ihtiyacı olan siyasi yapıdaki solun eksikliğini giderebilecek, uzlaşı kültürüyle savaşa karşı barışı isteyen bir lider portresi çiziyordu. Neredeyse beni bile ikna etmişti. Kürt bir siyasi parti liderinin, etnik ve ideolojik gerçekleri de görerek kitle partisi olacağına, bu partinin liderinin de sol anlayışı benimseyerek ülkenin ihtiyacı olan solun boşluğunu dolduracağına... Ama üzülerek görüyorum ki yanıldım. Ülkemizin son dönemde düştüğü kaos ve terör sarmalında Demirtaş'ın üstlendiği rol kocaman bir hayal kırıklığı... Sayın Demirtaş "Şu anda Güneydoğu'da yaşananlar bir halkın devletle kavgası değil" derken, kimse yanlış anlamasın ki maalesef bu kirli oyuna devleti yönetenler de alet oluyor. Sayın Demirtaş orada yaşananlar, devletle halkın kavgası değil de, bir halkın arkasına saklanarak hatta halkı kullanarak Türkiye'yi bölenlerin kavgasıdır. Sokakları cephe, evleri cephanelik gibi kullananlarla devletin kavgasıdır. 7 Haziran öncesi koyduğun vizyonla, bu ülkenin ihtiyacı olan solun eksikliğini dolduran lider olarak, ülkenin insanları verdiği oylarla seni kabullendi ve bağrına bastı. Yüzde 15'lik oyla önce bir Kürt parti ve bir Kürt lider kimliğinden çıkararak ülke partisi ve sol bir lider olarak kabul etti. Ama sen ilk fırsatta ne yaptın? Yukarıda anlattığım nedenlerle sana sahip çıkan insanların hayallerini yıkarak, yine eski kimliğine yani kimlik siyaseti yapan, Kürt siyaseti anlayışına döndün. Irkçı, ayrılıkçı yapıyı savunur oldun. Hatta hatta ülkemize düşmanlık eden başka ülke liderleriyle kol kola olmaya başladın. Bu hayırlı ve ilkeli bir durum değildir. Bu tutum, ne sana ne savunduğun ideolojiye ne de bu ülkeye hayır getirir. Onun için sana tavsiyem yol yakınken geri dön. Saygılarımla. HİMMET KAYA (ATAŞEHİR'DE GÜNDEM SAYI: 82)